*** Bu yazı Koru Koçluk Magazin 13.sayısında yayımlanmıştır. ***
“Hayatta insanlık için belirlenmiş görevlerin en önemlisi; kendi karakterinin eğitimi ve yönetimidir.”
William Edward Hartpole Lecky, The Map of Life kitabından.
Koçluk çalışmalarının en özel kısımlarından bir tanesi tanımlar almaktır. Oldukça farklı tanımlamalar gelir ve hemen her seferinde şaşırtıcıdır.
Ben de bu yazıya tanımlarla başlamak isterim.
TDK’na göre kişilik:
İsim; Bir kimseye özgü belirgin özellik, manevi ve ruhsal niteliklerinin bütünü; şahsiyet.
İsim, toplum bilimi; Bireyin toplumsal hayatı içinde edindiği alışkanlıkların ve davranışların bütünü.
TDK’na göre karakter:
İsim; Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik; öz yapı, ıra, seciye, ruh:
İsim; Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi.
Her iki kelime için tanımlar bir miktar birbiri ile kesişiyor. Günlük dilde her iki kelime de birbirinin yerine kullanılabiliyor.
Bu yazıda etimoloji konusuna girmeden, sadece tanımları verip bırakmak isterim ve asıl konum olan koçlukta kişilik eğilimlerinden detaylı söz etmek isterim.
Bir yanım hoşlanmıyor bu fikirden. İnsanları gruplara ayırmak ve her grubu bir kutuya koymak gibi geliyor. Girdiğin o kutudan çıkmak mümkün olmayacakmış gibi. Sanki hep diğerlerinde aklın kalacakmış gibi.
İnsanları beşe ayırıyoruz, ona ayırıyoruz fikri iyi değil sanki. Ama bir taraftan da buna mecburuz. İnsanı anlamaksa niyetimiz eğer davranışlarının sebeplerini, motivasyonlarını anlamak istiyorsak bazı kişilik özellikleri ile ilişkilendirmek gerekiyor.
Sosyal bilimler de bunu böyle çalışıyor aslında. İnsanı anlamaya gayret ediyorlar, tezler antitezler oluşturuyorlar. Ölçekler, anketler derken kıymetli bir şeyler çıkıyor ortaya. Soğan kabuğu gibi katman katman olan insan ruhunu azıcık da olsa aralayabilmek az bir şey mi? Sosyal bilimciler de insanları mizacına göre kategorize ediyorlar. İçe dönüklük-dışadönüklük gibi. Ya da beklentileri karşılama konusundaki tutumuna göre kişileri dörde ayıran Gretchen Rubin gibi.
Dört Kişilik Eğilimi isimli kitabı her koça tavsiye ederim. Yazar insanları dört temel gruba ayırıyor bunu da beklentileri karşılama şekillerini baz alarak yapıyor. Koçlukta neden önemli, çünkü neredeyse tüm yaşamımız beklentiler üzerine kurulu. Kendimizden beklediklerimiz, diğer insanların bizden bekledikleri. İçsel ve Dışsal Beklentiler.
Gretchen Rubin’in temel sorusu şu: “Beklentilere nasıl yanıt veriyorsun?”
Bu soruya verilen yanıtlar neticesinde insanları dört gruba ayırmak mümkün. Elbette hangi kişilik eğilimde olursak olalım diğer eğilimlerden de bir miktar barındırıyoruz. Ancak temelde bir tanesi bizim için asıl olan eğilim.
Gretchen Rubin modelinde Türkçe’de genelde şu karşılıklar kullanılıyor:
- Obliger → Destekleyici
- Questioner → Sorgulayıcı
- Upholder → Boyun Eğen / Uyumlu
- Rebel → Asi
Buna göre;
Destekleyiciler, dışsal beklentileri karşılar ve içsel beklentilerini de karşılar.
Genellikle ekiplerin görünmeyen taşıyıcılarıdır.
- Ana refleks: “Başkaları için yaparım”
- Güçlü yanı: Takım ruhu, sorumluluk
- Zorlayan yanı: Kendini ihmal etme
- Motive etmenin yolu: Dış hesap verebilirlik
(takım, takip, söz verme)
Sorgulayıcılar, dışsal beklentilere karşı çıkar, içsel beklentilerini karşılar.
Sorgulayıcılar için motivasyon, anlamla başlar.
- Ana soru: “Neden?”
- Güçlü yanı: Analiz, kalite, riskleri görme
- Zorlayan yanı: Kararları yavaşlatabilir
- Motive etmenin yolu: Veri, mantık, açıklama
Boyun eğenler, dışsal beklentileri karşılar, içsel beklentilerine karşı çıkar.
Boyun eğenler sistemlerin sessiz garantörleridir.
- Ana refleks: “Söylenen yapılır”
- Güçlü yanı: Güvenilirlik, disiplin
- Zorlayan yanı: Katılık, esneksizlik
- Motive etmenin yolu: Net kurallar, açık hedefler
Asi, dışsal beklentilere karşı çıkar, içsel beklentilerine de karşı çıkar.
Asiler, çoğu zaman değişimin ilk kıvılcımıdır.
- Ana refleks: “Kimse bana ne yapacağımı söyleyemez”
- Güçlü yanı: Cesaret, değişim, yenilik
- Zorlayan yanı: Otoriteyle çatışma
- Motive etmenin yolu: Seçenek sunmak, özgürlük tanımak
Kendi kişilik eğilimimizi bilmek, güçlü yanlarımızı kullanabilmek, zayıf yanlarımızı (biz ik’cılar gelişim alanı diyoruz) geliştirebilmek anlamına gelir. Kendimizi tanıma yolculuğunda büyük bir adımdır, kendimize uygun bir hayatı kurmak anlamına gelir.
Önce kendimde sonra da danışanlarımda dört kişilik eğilimine ait ip uçları bulmak hem çok çarpıcı hem de rahatlatıcı. Bazı davranışların sebeplerini kişilik eğilimi ile örtüştürdüğümde artık soru sormak daha kolay, motivasyonu bulmak daha kolay, yansıtma yapmak daha kolay, konuyla ilgili hemen her şey apaçık ortada. Biz koçlar biliyoruz ki, fark ettikten sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
Kariyer koçluğu seanslarında danışanlarımda şu gündemleri gayet net duyabiliyorum; Asi kişilik eğilimdeki bir danışan hiyerarşik yapıdaki iş yerinde emir aldığı için çok mutsuzken, boyun eğen kişilik eğilimindeki danışanım aynı ortamda daha fazlasını yapmak konusunda istekli. Motivasyon kaynaklarını keşfetmek için koçluk seansında bolca alan açılmış oluyor.
Sıkça spora başlayıp kısa bir süre sonra bırakan danışanım boyun eğen kişilik eğilimine sahip. İçsel beklentisi olan spor yapmakta zorlanıyor. Bir arkadaşı ile spor günlerini ve saatlerini planladılar. Artık onun için bu bir görev gibi. Arkadaşını yarı yolda bırakamaz elbette. İçsel bir beklenti artık dışsal bir beklentiye dönüştü. Bu nedenle hala spora devam edebiliyor. Koçlukta bazen çözüm, motivasyonu artırmak değil, beklentinin yönünü değiştirmektir.
Tükenmişlik sendromu yaşayan danışanım hem içsel beklentileri hem de dışsal beklentileri karşılamak konusunda hassas ve bu durum kişilik eğilimi ile oldukça örtüşmekte. Koçluk sayesinde bu farkındalıklar ile yaşamının geri kalanını yapılandırabilecek.
Bu örnekler kolaylıkla çoğaltılabilir.
Yönetici koçluğunda en sık duyulan gündemlerin başında ekibi yönetmek, onları motive etmek, hedeflere birlikte koşmak gelir. Her bir bireyin motivasyon kaynağının farklı olduğunu bize kanıtlayan dört kişilik eğilimi her yöneticinin bilmesi gereken temel konulardan bir tanesidir. Örneğin, sorgulayıcı kişilik eğilimde olan bir çalışana bu işle ilgili nedenleri en başından açıklamak motivasyonu artıracak ve çatışmaları azaltacaktır. Asi kişilik eğilimindeki çalışana bir parça özgürlük sunmak, “şu zamanda bitir ve kendi istediğin şekilde yap” gibi, o çalışanı kazanmak anlamına gelir.
Beraber yaşamak doğamızda var. Birlikte çalışıyoruz, üretiyoruz, hayatı paylaşıyoruz. Kendini anlamak, karşındakini bilmek, doğru iletişimi kurmak, tatmin edici ilişkilere sahip olmak mutlu bir yaşamın temeli. Bu uğurda yapılacak her çalışma, her bilgi, her araç ne kadar kıymetli.

Hi, this is a comment.
To get started with moderating, editing, and deleting comments, please visit the Comments screen in the dashboard.
Commenter avatars come from Gravatar.